komponentinden sorumludur. Ayrıca proksimal ince barsağm distansiyonu nedeniyle fasiol flushing, İnce barsak matilitesinde artma ve patlayıa diare oluşturabilecek birçok humoral madde salınır. Tanı kliniğe dayanır. Birçok hastada semptomlar supin pozisyonda azalır. %90 vaka operatif tedaviye gerek olmaksızın başarıyla tedavi edilir. Protein ve yağdan zengin, karbonhidrattan fakir, diyetle sık aralıklarla az miktarda besleme, yemeklerle birlikte sıvı alınmasından kaçınılması yararlıdır. Ağır vakalarda uzun etkili somatostatin analoğu okreotid yararlı olabilir. Operasyon gerektiğinde antiperistaltik jejunum loopunun gastrik kalıntı ile ince barsak arsında interpozisyonu oldukça başarılıdır. Alternatif olarak Roux-en-Y operasyonu yararlı olabilir. Geç Postprandial Dumping Erken postprandial dumpingden daha nadir görülür. Belirtileri karbonhidrattan zengin beslenmenin ardından 1.5-3 saat sonra ortaya çıkar. Hastalartipik olarak diaforez, titreme, taşikardi ve ışık rahatsızlığından yakınırlar. Bu sendromdan sorumlu esas defekt karbonhidratların ince barsağa hızla boşalarak hızla absorbe olarak ve kan glukoz düzeylerinde belirgin bir yükselmeye neden olmalandır. Hiperglisemi büyük miktarlarda insüfin salınımını tetikler. Bu insülin sadece kan glukozunu normalize elmelde kalmaz, aynca hipoglisemiye neden olur. Nonoperatif tedavide glukoz tolerans eğrisinin normalizasyonu amaçtır. Bu hedefe diyete pektin eklenmesiyle ulaşılabilir. İlave olarak karbonhidrattan fakir diyetle az ve sık besleme, semptomlar başladığında karbonhidrat alınabilir. Postprandial semptomlar nedeni ile gıda alımındaki azalma kilo kaybının en sık nedenidir. Afferent Loop Sendromu Afferent loop sendromu afferent bacağın (gastroenterik anastomozun mideye uzanan bacağı) obstrüksiyonu sonucu ortaya çıkar. Bu nedenle sadece Billroth II gastrojejunostomiden sonra gelişmekledir. Hastalar yemekten hemen sonra epigastrik dolgunluk ve kramp tarzlı abdominal ağrıdan yakınırlar. Semptomlar kusma ile rahatlar. Kusma projektildir ve safra içerir. İçinde besinler yoktur. Bu klinik duodenuma geçen büyük volümlerde hepatobilier ve pankreatik sekresyonun sonucudur. Afferent loopta parsiyel obstrüksiyon varsa loop hızla distansiyona uğrar, epigastrik rahatsızlık ve kramplar oluşur. Loopun basıncı obstrüksiyonu yenecek kadar artınca, kendini mideye boşaltır ve projektil kusma meydan gelir. En başarılı tedavi metodu loopun eliminasyonudur. Roux-en-Y operasyonu, afferent loopun gastroenterik anastomozun distaline implantasyonuyla yapıldığında yararlı olmaktadır. Erken Doygunluk Küçük mide sendromu olarak da bilinir. Hastalar küçük miktarlarda yemek yedikten sonra bile dolgunluktan yakınırlar. Ağır vakalarda sadece sıvı gıdalar tolere edilebildiğinden anemi ve malnütrisyon görülebilir. Medikal ve operatif tedavinin çok fazla yararı yoktur. Postvagotomi Diare Etyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Çoğu vakada kendini sınırlar. Asit bağlayıcı reçineler, kolestiramin tedavide yararlıdır. Operasyon nadiren gereklidir. Alkalen Reflü Gastriti Üst gastrointestinal içeriğin mideye reflüsü bazı postoperatif belirti ve bulgulara neden olur. Sebep pylorin fonksiyonunun bozulmasıdır. Safralı kusma %5-35 sıklıkladır. %80 hastada ilk semptom ağndır. Ağn yama tarzda ve süreklidir. Bunlar yanıcı midepigastrik ağrı, biliyöz kusma, tüm mide mukozasının eritemi, kilo kaybı ve anemidir. Tanı öyküye dayanır. Ancak objektif bir metodla tanı doğrulanmalıdır. Endoskopi ve biyopsi yapılabilir. Tedavide kolestiramin faydalıdır. Operasyon yapılacağı zaman önceki operatif prosedür uzun bacaklı Roux-en-Y a çevrilir. DİĞER BENİGN DURUMLAR Mallory-VVeiss yırhklan Kusma sonucunda artan intragastrik basıncın neden olduğu laserasyonlardır. Bu yırtıklann tanısı tek başına öykü ile konabilir. Hastaların %60′ından fazlasında kusma ve hematemez vardır. Alkol kullanma öyküsü sıktır. Yırtıklar genellikle longitudinal ve hemen gastroösafageal bileşkenin distalinde midenin küçük kurvatüründe yerleşirler. Vakaların 1/3′ünde bu yırtık ösafagus mukozasına ilerler. Kanama hemen her zaman arteryeldir ve ağrı yoktur. Hastaların nonoperatif tedavisi